YİĞENLERİN KRALI UMUT TANIŞ..




Seni severek sevmeyi öğrendim.. Seni severek sabrın önemini kavradım.. ama sabrederken yitip giden zamana seni kaptırdım..
Seni sevmekten hiçbir zaman yorulmayacak bu yürek.. ve hiçbir zaman vazgeçemez sevmekten.. Ama taşıyamıyor istenmeden isteyebilmenin getirdiği sorumlulukları.. ve vazgeçiyor senden..
Sevgin her zaman taze.. Ve hep en değerli yerimde..Buna rağmen senden vazgeçirdin beni..Biliyordun,söylemiştim daha fazla bekleyemeyeceğimi…
Hep derdim "Sevmekten yorulanlar hiç sevmemiş olanlardır" .. Sakın sevmekten yorulduğumu zannetme.. Sadece giderken anılarımı da alıyorum yanıma ve kaçıyorum senden de duygularımdan da sonu olmayan yollara..
Ne kadar da saf ve temizim halen, değil mi..?
Seni sevdiğimi hala söyleyebiliyorum gurur duyarak sevgimi öfkelere karıştırmadan.. Unutma; hep en değerlimsin.. ....Sen benim BEN dediğim yüreğimsin....
Eğer birgün kesişirse yollarımız asla eski beni bulamayacaksın.. Çünkü eski ben yani sevecen konuşkan her şeye gülen bir ben yok artık.. Suskunluğa mahkum bir ben var şimdi.. Nasıl desem bilmiyorum ama artık susuyorum, belki de korkuyorum konuşursam yine olan bana olacak diye o yüzden ömür boyu susmaya karar verdim..
Hep içimde biryerlerde sen olacaksın nereye gitsem sende geleceksin peşimden ama bu suskunluğumu kimse bozamayacak..
Bazen susmak en iyi çözüm derlerdi de inanmazdım ama şimdi çok iyi anlıyorum.. Susmak konuşmaktan daha çok şeyi anlatıyor artık..
Ömrümün geri kalanını anılarla geçireceğim çünkü bana kalan tek şey onlar..
....Evet artık gitme vakti değil susma vakti benim için.. Aşka, hayata ve kendime.. Ve ben şimdi, ömür boyu susuyorum..
GEL BANA.....
Gel can dostum,
Sürgüle gel yalnızlıkları yokluk denizine
Kör karanlıklardan sıyrıl da gel
Karları kürü evimin önünden
Süpür matemlerimi
İnen bayrağımı çek tekrar
Gel dinsin sızım azar azar
Sen varsan çile ne yazar, dert ne yazar
Bak sen yoksun diye
Kirpiklerine çiğ düşmüş yaprakların
Dut ağaçları sitemli sana
Gel kardelenler bahçemde seni arıyor
Al yüreğimi, sil kavgamı
Gel uçurum çiçekleri açıyor
Bırak çorak topraklara yağmayı
Kurak kuyularda sıra bekler
Laleler, papatyalar çiğdemler
Soldurma onları
Sürgüle gel yalnızlıkları yokluk denizine
Haydi gel bulut
Kurumuş gözbebeklerimi ıslat
Unutma sakın beni
İstersen yıllarca kanat
Ben beklerim seni
Ne zaman canın isterse
Gel bana bir damla mutluluk damlat..
sevgiliye sevmelere bir dosta özlemdir bu...
özlem:vede songül
Saatlerce elimde kalem önümde bomboş beyaz bir sayfaya bakarak zaman geçiyor... seni anlatmak istiyorum... seni bütün herkes bilsin istiyorum... seni ve beni... saklandığın yerden ansızın çıkmanı bekliyorum... olmadık zamanda boynuma sarılmanı... korkutmanı beni... ve yine sakinleştirmeni korkunun ardından... yitiyorum gün geçtikce... sanki seni kaybediyorum.... seni yani kendimi... benliğimi... seni elimle bile bile teslim ediyorum onun kollarına... son bakışındaki o anlamı, o sır’ı şimdi çözüyorum... geç kalmış bir çözülüş... olan olmuş... yine de diyorum ya herkes bilsin seninle beni... korkum yok kim duyarsa duysun... kim ne derse desin.. ben seni sevdim, ben sana aşığım, ben seni verdim kendi ellerimle başka kollara... bu saatten sonra çözülmüs bir sır’ın, fark edişin, pişmanlığın ne faydası olacaksa sana ve bana bilemiyorum.... korkuyorum... ve özlüyorum...
-----------------------------------------
Öyle mutluyum ki ..Öylesine yaşama sevinciyle,öylesine seninle doluyum ki bu gün..Kalbim seninle atıyor sevgili!! Bugün farklı son zamanlardaki o karamsar halimden...Seninle olmanın mutlulugu bu,seni sevmenin mutlulugu..Bana bağışladığın yaşamın böyle güzel olacağını tahmin bile edemezdim..
Ben karamsarlıktan yana kullanmıştım tercihimi,valizlerimi hüzünle dolduruyordum seni sevmeye açılırken..Umut yoktu elimde avucumda, çünkü yanımda yoktun sen..Ama bugün öyle değilim,umutsuzluk yerine sevginle dolu içim, seninle hayat buluyor saksıdakı çiçeklerim...Penceredeki çim adamın saçlaıi hiç bu kadar uzamamıştı. Hayata küfretmeyi bıraktım bugün,hatta onu sevmeyi öğrendim senin sayende...Uslandım ben seninle..çünkü ben ellerine dokundum bugün ,gözlerine baktım doyasıya..Bana gelmiştin benim düşlediğim gibi.. Gözlerime inanamadım,hislerime inanamadım..Demek öyle zor değilmiş beni sevmen !!Demek bu kadar umutsuz,böylesine mutsuz olmam boşunaymış..İyi ki de boşunaymış be canım..Sen geldin ya yeter,ömrüm boyunca yaptığım her şeyin boşa gitmiş olmasına da razıyım...
Ben bugün ellerine tutundum yaşamaya tutunur gibi..Sana hiç böyle yakın olmamıştım ben,gözlerinin böyle derin baktığını anlayamamıştım hiş..Düş’tü bu ,hayaldi..Hayır..Hayallerimden de öteydi belki de ...Yaşam bu kez şaşırtmıştı beni..İlk kez istediğim ,beklediğim ,uğruna yaş döktüğüm yerden öyle güzel bir sürpriz yapmıştı ki bana..Tüm hüzünler eğildi bu mutluluğun önünde bir bir...Küstüğüm her kim varsa barıştım;kendimle de barıştım,umutsuz sandığım sevdayı bekleyen yüreğimle de..
Ben bugün ellerine dokundum,gökyüzündeki yıldızlara tek tek dokunur gibi..Bugün gelin gibi güzeldi ;daha önce kasvetli,karanlık ,soğuk gelen sokaklar..çiçek açmıştı kurak şehrin bozkırları..çünkü sen vardın yanımda günlerce beklediğim..El ele adımladık dünün çaresiz,bugünün en mutlu kaldırımlarını..Yokluğunda döktüğüm yaşlarımı topladık kentin köşelerinden ve imha ettik hüznü kimseye bulaştırmasınlar diye...Ama yine de yaşlar vardı gözümde ,bu sefer hüzünlü değillerdi..”İnsan mutluluktan ağlar mıymış “derdim;ağlarmış gördüm..Bu kez sen sildin yaşlarımı ellerinle gözlerimi kapatıp..Dünya üzerindeki tüm amalara ışık olacak kadar içtendi ellerin..Yaşlarımı sildin..”Kıyamam” dedi ,içimdeki yangınları söndüren sesin..
Oysa gözümü açtığımda yine yanaklarımdaydı damlalar..Ellerin yoktu yüzüme dokunan...
çünkü ben bugün ellerine tutundum rüyamda,yaşama tutunur gibi....
çünkü ben bugün ellerine dokundum rüyamda,sensizliğe ağlar gibi..
çünkü ben sana tutuldum sebepsizce,sanki kendimi arar gibi.....
BENİ OKUYORSANIZ EĞER
Nette okuyupta beğendiğim bir yazıt bende sizinle paylaşayım istedim.
-------------------------------------
Beni okuyorsanız eğer, buralara kadar ulaştıysanız yani, sizin de bu ortamda dostluk ve sevgi aradığınızı ya da er geç arayacağınızı düşünüyorum...
Birbirimizi görmeden, tanımadan ve sadece "hissederek" yürüttüğümüz dostluk ilişkisi yaşamımızdaki diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor..
Gerçek yaşamda önce fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da fikirleriyle ve yaşam görüşleriyle, zihinleriyle tanışırız insanların..
Oysa burada, sanal ortamda, önce fikirler ve görüşler ön plandadır, birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz (ya da sevmeyiz) ve bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız....
Değer verir, dost oluruz..
Bazen bu büyü bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için, tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüstlüğü veya bizimki, bir şekilde kafamızda hep dürüstlüğü sorgularız, güvenmek isteriz yazılana, dostlarımıza....
Gerçekten o kişi mi...
Gerçekten böyle mi düşünür...
O mu gerçekten bizim etkilendiğimiz...
Sevgi duyduğumuz...
Yoksa yalan mı bize söyledikleri....
yoksa...
yoksa...
En azından, insanları iddia ettiği kadar sevmiyor olabilir mi? Zaman içinde tanıdıkça kuşkular başlayacaktır...
Hiç kimse yalanı sürekli sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar saf değil...
Dürüstlük, özgürlük demektir ve özgürlük kısıtlanmamalıdır asla...
"Özgürlüğünüz, kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda, daha büyücek bir özgürlüğe zincir olur..."
Ne kaybederiz , ne olur boyumuz kısa veya uzun ise, zayıf veya şişman isek....
Sağlığımız yerinde veya değil ise...
Eksiklerimiz varsa...
Paramız olsa veya olmasa...
Veya o filmi görmemişsek, o şiiri duymamışsak....
Ya da o ülkeye gitmemişsek...
Sesimiz güzel değilse...
O konuya yabancı isek....
Söylediğimiz yaşta değilsek...
Manken-fotomodel bir kadın değilsek..
Ya da yaşamımızda olmadığını söylediğimiz birileri varsa...
Ne fark eder dostluk adına..
Yalanların esiri olarak yaşamak ve bir gün her şeyden kaçmaktansa, dürüst olmayı denesek dostlarımıza ve kendimize...
Yarattığımız dünyanın birgün başımıza çökmesindense....
Daha kötüsü, bir başkasının dünyasını yıkmaktansa....
"Tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan kaleler yapan ve sonra da bir vuruşta gülerek yıkıveren çocuklar gibi. Oysa sizler kumdan kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır. Ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir..."
Kendine mükemmel bir kişilik yaratmak çok kolay..
Zor olan,olduğunu dürüstçe olabilmek.....
En acı gerçeğin bile en güzel yalandan üstün olduğunu hatırla....
Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli ve uzun ömürlü olacağını ta içinde biliyorsun...
Unutma, uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...
Kendini zor olsa da, acı olsa da, kabullen...
Çünkü sen biriciksin, çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri yaratma..
Karşındakine güvenmek istiyorsan, dürüstlük arıyorsan, önce kendini güvenilir kılmalısın. Bunun da yolu bir; acı da olsa, zor da gelse kendinle tanış ve bize seni sun..
Çünkü biz birbirimizi seviyoruz, klavyenin tuşlarındakini sahte dostu değil, sadece ve tam da şu halimizle birbirimizi..
SEVDİĞİMİ BİL GELMESENDE OLUR..
Hani gelirim demiştinya,
Bak hala ümitle seni bekliyorum.
Gelince nasıl özlediğimi anlatamazsam eğer
şaşırma!...
Ne olur susuyorum diye
darılma.
O kadar beklettinki.
Senin için sakladığım herşeyimi aldılar.
Mevsim mevsim tükendi çiçekler.
Yalnızlığa düştü şarkılar.
Şimdi boşuna üzüleceksin gelirsen eğer...
Vazgeç dön...
Yola çıkmışsan dur!
Beni ölesiye sev demiştin SEVDİM!...
GELMESENDE OLUR...
BUNUN ADI DERTLEŞME...
derdim var
dinlermisin beni
usulca yaklaş
sessiz ol
aman dağlar duymasın
yollar bilmesin
yar duyarda
yola düşer
el duyarda
dile düşer
yaprak kımıldamaz şimdi
sular akmaz
gözleri vardı
denize bandırılmış
kaşları çatıktı hep
bazen gülerdi bencileyin
etraf çiçek çiçek bezenirdi
ağlardı için için
yüreğinde akardı seller
peki nesini sevemedim
neresinde kusur vardı
işte bunu hiç sorma
bir derdi vardı
aşkı bilmez ve anlamazdı
beni yakardı tek
kimse bilmezdi
oysa ben
onu beklerdim hep
dönülmez yolllarda
mecnun oldum
hayırsız oldum
belalı oldum
yalan oldum dolan oldum
azmı.....
UMUDA YOLCULUK.........
Sen umuda yolculuk yaptınmı hiç gülüm?Yada umuda yaptığın yolculuklarda neyi,kimi,neleri hayal ettin?Biliyormusun benim yaptığım yolculuklar hep hüsranla vede sonu hep umutsuz dramatik bitmiştir.Hatta gideceğim yerlere asla varamamışımdır.Çünkü önüme hep engeller,barikatlar olmadık zorluklar çıkmıştır.Yılmadan yeniden denedim,denedim ve halende deniyorum yılmadan bıkmadan pes etmeden.Biliyormusun gülüm umuda yolculuklarım hiçte bitmeyecek.Zaten bittiği gün benimde bittiğim anlamına gelir işte o yüzden inadına inadına yolculuk yapmaya devam ediyorum edeceğimde..
Sen hiç umuda yolculuk yaptınmı gülüm ,engellerle karşılaşıp onları aştınmı hırsınla azminle?Aşamayıpta çaresizliğinden deli divane oldunmu hiç?Mutluluğu bulmak uğruna umuda yaptığın yolculuklardan hüsrana uğrayıpta mutsuzluk girdabında boğulur gibi oldunmu hiç?Benim umuda hatta ve hatta umutsuzluğa yaptığım tüm yolculuklarımda hep YILMAZ vardı.Ama artık onu umuda yaptığım yolculuklarımda aramıyorum.Çünkü onu artık dualarımla anıyor her giden gibi içimde yaşatıyorum daha önce gidenler gibi ANNEM BABAM gibi..
Sen hiç umuda yolculuk yaptınmı gülüm?Dilerimki senin tüm arzuların hayellerin ve elde etmek istediğin her şey umuda yolculuk yapmadan önce gerçekleşir ve sende böylece umuda yolculuk yapmazsın.Bırak onuda benim gibi çaresizler,umutsuzlar,sevipte sevdiğine kavuşamayanlar yapsın.mesela ben bir tanem..SEN HEP UMUTLU KAL EMİ..
SENİ ÇOK SEVİYORUM BEN UNUTMA SAKIN...
BENİ SEVMEK VARYA O KADAR KOLAY Kİ...
Beni sevmek kolay değildir
Dikenli tellerin arasından geçmek gibidir
Bazen neşelenip, çoğu zaman üzülmektir
Beni sevmek;
Bazen yaşamak, çoğu zaman da sevgiden ölmektir
Çok ağlayıp, az gülmektir
İçin yanarken bile tebessüm etmektir
Çok söze niyet edip, az söz söylemektir
Beni sevmek kolay değildir
Beni sevmek;
En zor anında bile beni düşünmektir
Yürümeyi bırakıp, koşabilmektir
Sözünü bilmektir, özünden dönmemektir
Beni sevmek;
Duygularını gizlemeyip, dürüstçe söylemektir
Gurbet adına ne varsa her şeyi bilmektir
Beni sevmek kolay değildir
Senin küçük yüreğin kaldırmayabilir
Bütün bunlara rağmen;
Beni sevmek, imkansız da değildir...

Sevgili arkadaşlarım http://ekolmany.blogcu.com,beni bu güzel ve hoş ödüllere layık görmüş kendilerine çok teşekkür ediyorum.
Ödülle ilgili 3 kural var:
1-Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek,
2-Bu ödülü verdiğin 7 blog sahibinin linkini vermek
3-Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek
bende bu ödülü ;
Aslında bu ödülü bütün arkadaşlarıma göndermek istiyorum.Çünkü hepinizi çok seviyorum ve tüm arkadaşlarım bu ödüle fazlasıyla layık görüyorum. Kural gereği en fazla 7 tane yazabiliyorum. Tüm arkadaşlarıma sevgiler.....
http://gulnagme.blogcu.com/
http://suskunlugum.blogcu.com/
http://elifnun.blogcu.com/
http://1suskunyurek.blogcu.com/
http://sevgicerenkler.blogcu.com/
http://sairane74.blogspot.com/
http://sevgidenyana.blogcu.com/
YETERKİ YAŞA..
Haftanın hangi iki gününü kafana hiç bir şey takmadan yaşamalısın?
'Cumartesi - Pazar '' dediysen yanıldın.
Bir tanesinin adı DÜN
Hatalar, acılar, yanlış anlamalar. Oysa hepsi geçmişte kaldı.
Zamanı geriye döndürmenin imkânı yok! Dünyanın bütün parasını
yan yana getir, bir dakika önceye dönemezsin. Yaptığın hiçbir
hareketi aynen geri alamazsın. Ettiğin hiçbir lafı silemezsin.
Dün dündü bitti! ! !
Bir tanesinin adı YARIN
Yarını bugünden kontrol altına alamazsın.Yarın güneş doğacak elbette..
Ama pırıl pırıl mı doğar, bulutların arasından mı çıkar bugünden bilemezsin.
Geriye bir tek gün kalıyor BUGÜN
Bugün hayatla mücadele edecek güç hepimizde var.
Güç ne zaman tükeniyor? Dünü ve yarını işin içine kattığımızda!
O halde
BUGÜNÜ YAŞA! ! !
Sevgiler saygılar tüm sevdiklerime..



