sevgiliye sevmelere bir dosta özlemdir bu...
özlem:vede songül
Saatlerce elimde kalem önümde bomboş beyaz bir sayfaya bakarak zaman geçiyor... seni anlatmak istiyorum... seni bütün herkes bilsin istiyorum... seni ve beni... saklandığın yerden ansızın çıkmanı bekliyorum... olmadık zamanda boynuma sarılmanı... korkutmanı beni... ve yine sakinleştirmeni korkunun ardından... yitiyorum gün geçtikce... sanki seni kaybediyorum.... seni yani kendimi... benliğimi... seni elimle bile bile teslim ediyorum onun kollarına... son bakışındaki o anlamı, o sır’ı şimdi çözüyorum... geç kalmış bir çözülüş... olan olmuş... yine de diyorum ya herkes bilsin seninle beni... korkum yok kim duyarsa duysun... kim ne derse desin.. ben seni sevdim, ben sana aşığım, ben seni verdim kendi ellerimle başka kollara... bu saatten sonra çözülmüs bir sır’ın, fark edişin, pişmanlığın ne faydası olacaksa sana ve bana bilemiyorum.... korkuyorum... ve özlüyorum...
-----------------------------------------
Öyle mutluyum ki ..Öylesine yaşama sevinciyle,öylesine seninle doluyum ki bu gün..Kalbim seninle atıyor sevgili!! Bugün farklı son zamanlardaki o karamsar halimden...Seninle olmanın mutlulugu bu,seni sevmenin mutlulugu..Bana bağışladığın yaşamın böyle güzel olacağını tahmin bile edemezdim..
Ben karamsarlıktan yana kullanmıştım tercihimi,valizlerimi hüzünle dolduruyordum seni sevmeye açılırken..Umut yoktu elimde avucumda, çünkü yanımda yoktun sen..Ama bugün öyle değilim,umutsuzluk yerine sevginle dolu içim, seninle hayat buluyor saksıdakı çiçeklerim...Penceredeki çim adamın saçlaıi hiç bu kadar uzamamıştı. Hayata küfretmeyi bıraktım bugün,hatta onu sevmeyi öğrendim senin sayende...Uslandım ben seninle..çünkü ben ellerine dokundum bugün ,gözlerine baktım doyasıya..Bana gelmiştin benim düşlediğim gibi.. Gözlerime inanamadım,hislerime inanamadım..Demek öyle zor değilmiş beni sevmen !!Demek bu kadar umutsuz,böylesine mutsuz olmam boşunaymış..İyi ki de boşunaymış be canım..Sen geldin ya yeter,ömrüm boyunca yaptığım her şeyin boşa gitmiş olmasına da razıyım...
Ben bugün ellerine tutundum yaşamaya tutunur gibi..Sana hiç böyle yakın olmamıştım ben,gözlerinin böyle derin baktığını anlayamamıştım hiş..Düş’tü bu ,hayaldi..Hayır..Hayallerimden de öteydi belki de ...Yaşam bu kez şaşırtmıştı beni..İlk kez istediğim ,beklediğim ,uğruna yaş döktüğüm yerden öyle güzel bir sürpriz yapmıştı ki bana..Tüm hüzünler eğildi bu mutluluğun önünde bir bir...Küstüğüm her kim varsa barıştım;kendimle de barıştım,umutsuz sandığım sevdayı bekleyen yüreğimle de..
Ben bugün ellerine dokundum,gökyüzündeki yıldızlara tek tek dokunur gibi..Bugün gelin gibi güzeldi ;daha önce kasvetli,karanlık ,soğuk gelen sokaklar..çiçek açmıştı kurak şehrin bozkırları..çünkü sen vardın yanımda günlerce beklediğim..El ele adımladık dünün çaresiz,bugünün en mutlu kaldırımlarını..Yokluğunda döktüğüm yaşlarımı topladık kentin köşelerinden ve imha ettik hüznü kimseye bulaştırmasınlar diye...Ama yine de yaşlar vardı gözümde ,bu sefer hüzünlü değillerdi..”İnsan mutluluktan ağlar mıymış “derdim;ağlarmış gördüm..Bu kez sen sildin yaşlarımı ellerinle gözlerimi kapatıp..Dünya üzerindeki tüm amalara ışık olacak kadar içtendi ellerin..Yaşlarımı sildin..”Kıyamam” dedi ,içimdeki yangınları söndüren sesin..
Oysa gözümü açtığımda yine yanaklarımdaydı damlalar..Ellerin yoktu yüzüme dokunan...
çünkü ben bugün ellerine tutundum rüyamda,yaşama tutunur gibi....
çünkü ben bugün ellerine dokundum rüyamda,sensizliğe ağlar gibi..
çünkü ben sana tutuldum sebepsizce,sanki kendimi arar gibi.....
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
15 yorum yazilmistir
2009-07-01 16:12:44 - sen neysin be emmilerin kralı
Yazan: umutslm emmi harikasın emmi seni şimdi candan sevdim allahına kurban anamın fotografı babamın dedemin saol emmim
Bağlantı - -
2009-06-21 02:47:46 - Babalar Gününüz Kutlu Olsun
Yazan: sukruyilmazBabalar Gününüz Kutlu Olsun Sevgiyle,Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın Allaha Emanet Olun Saygılarımla http://sukruyilmaz.net/img/tsk4.jpg
BABA
Bir gün daha bitti, gün akşam oldu,
Yolunu bekledim, gelmedin baba.
İçime tarifsiz bir hüzün doldu,
Sensiz ne haldeyim bilmedin baba.
Mesai son buldu, saat beş buçuk,
Güneş benim gibi solgun ve uçuk,
Baba diye ağlar şurda bir çocuk,
Babalar ölür mü, ölmedin baba.
Evimiz neşesiz sen yoksun diye,
Komşu erzak verdi, açız sevgiye,
Bir muhabbet kurduk laf olsun diye,
Bugün aramızda olmadın baba.
Annem bahçemizde odun kırıyor,
Ninem gözyaşıyla seni soruyor,
Bizi, yetim diye Allah koruyor,
Neden yanımızda kalmadın baba?
Evimiz hüzünlü, avluda sam var,
Gündüzler bir garip, gecede gam var,
Üstümüzde kırık dökük bir dam var,
Kapıyı açıp da dalmadın baba.
Bugün soframızda sevdiğin yemek,
Şükür hanemizde verdiğin emek,
Kader dedikleri bu imiş demek,
Bir lokma al desek almadın baba.
Ne zaman bitecek annemde bu dem?
Her gün gözünde yaş, kirpiğinde nem,
Yakında yolcuya benziyor ninem,
Oralardan selam salmadın baba,
Dün sabah, maziyi dedeme sordum,
Geçmişi dinledim irkildim durdum,
Halime şükrettim saati kurdum,
Yüküm ağır geldi, bölmedin baba.
Unuttuk günleri, unuttuk ayı,
Halka ekledikçe çoğaldı sayı,
Halimizi sormaz amca ve dayı,
Sen de sağlığında gülmedin baba.
O engin sevgini sevgime ördüm,
Gözümün yaşını içine dürdüm,
Sararmış resmini duvarda gördüm,
Beni böyle mutlu kılmadın baba?
Bugün kardeşimle okula gittik,
Hocam seni sordu tükendik, bittik,
Kendi içimizde kaybolup yittik,
Nemli gözümüzü silmedin baba.
Kabrini sulamış rahmetin suyu,
Gönlümüz seninle, sen rahat uyu,
Hayat önümüzde bir derin kuyu,
Sen ki, sağlığında yılmadın baba.
Biz seni aradık yeşil yaprakta,
Gayrı yatıyorsun kara toprakta,
Diyorlar ki, baban çok çok uzakta,
Gelip de bizleri bulmadın baba.
Alıntı:Rabia BARIŞ
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=29316&siir=643934
Bağlantı - -
2009-06-19 08:17:42 - Günaydın Hayırlı Günler Kardeşim
Yazan: sukruyilmazGünaydın Hayırlı Günler Cumanız Mübarek Olsun Ailenizle ve Savdiklerinizle Birlikte Güzel Günler Geçirmenizi Dilerim.Sevgiyle Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın ALLAH'a Emanet olun.Saygılarımla
Resimlerle Hatay Antakya'yayı Tanıyalım http://sukruyilmaz.net/?page_id=33
Baharın güneşi bahtına doğsun acılar kederler gönlünden uzak olsun. Tüm güzellikler ve mutluluklar senin olsun.
Düşün Kızım
Güzellik derdine düşme be kızım!
Üç günlük ömürde güzellik kaç gün?
Rüzgâr gibi geçer baharın-yazın,
Bilmez misin ömrü kısadır gülün.
Sanki ne fark eder uzun olursa?
Şanssızlıklar gelip seni bulursa,
Hayâllerin yarı yolda kalırsa
Yoldaşın olur hep acıyla hüzün.
Makyaj yok eder mi alınyazını?
Kabul ettirir mi dualarını?
Çıkarır mı çıkmayacak falını?
Kaderinin ayar yeri mi yüzün?
Mutlu yaşamanın tek midir yolu?
Dünya mutlu güzellerle mi dolu?
Hayatta talihin yok mu hiç rolü?
Ne olur biraz da bunları düşün!.
Alıntı:Yılmaz Aybar
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=36217
Şükrü Yılmaz
Antakya-HATAY
http://sukruyilmaz.net
Bağlantı - -
2009-06-18 00:00:48 - MERHABA
Yazan: bebesudünya gailesi işte herkes gibi çekiyoruz,1i 2 3ü 4 istiyoruz,bi koşturmaca telaş,doymadık ne karnımız varmış
vakit yok dedik m.kutumu kaldırdım.arada ugruyorum böyle abi ve ablalarımıza,selamlar,saygılar arkadasım
Bağlantı - -
2009-06-05 16:20:08 - dostluk
Yazan: iyilikmelegi77Merhaba İsmet bey,
Dostluk üzerine ne güzel şeyler yazmışsınız.. Ama neden yorumsuz cümleler..ziyaretiniz için teşekkür ederim. Sizde kendinize iyi bakın..
Bağlantı - -
2009-06-04 11:32:16 - cevap veriyorum..
Yazan: iyilikmelegi77Merhaba İsmet bey,
Nasılsınız. Umarım gün güzel geçiyordur. Sizde kalemini iyi kullanabilen ve duygularını kelimelere yansıtabilen insanlardansınız.. Yazdıklarınız için teşekkür ederim. Bazen insanlar duygularımın yoğunluğundan dolayı yazdıklarımı ilk başta anlayamıyorlar bu çoğu zaman konuşuyorken de karşılaştığım bir durumdur. Aslında hepimizin kendine özgü özellikleri vardır. Bir ara çaktırmadan insanları seyredin, onları dinleyin, hareketlerini gözlemleyin her insanın karakteriyle bağdaştırmış olduğu kendine özgü bir rengi vardır.
Siz de iyi niyetli, sıcakkanlı ve sevgi dolu bir insansınız. Bana nereli olduğumu sorduklarında onlara dünya vatandaşıyım diyorum. Kiminin suratında sanki onunla dalga geçiyormuşum gibi bir ifadeyle kızgınlık belirtisi oluşuyor, kimindeyse bir kahkaha atma belirtisi.. Karşımdaki insan kim olursa olsun bana karşı tehlike arz edecek bir eyleme geçmediği sürece ben bütün insanları kabul ediyorum. Küçük olsun büyük olsun benim yanımda yeri farklıdır. Bütün insanlar benim için özeldir. Çok sevenim olduğu gibi beni çok sevdiklerini söyledikleri halde arkamdan biri sürü dolap çevirip kazık atanı da vardır.
Türkiye de genelde insanlarla konuştuğum zaman şu düşünce var. Karşılaştığımız insanlara nereli olduğunu soruyoruz ve öğrendikten sonrada o insanı kökenine göre yorumlamaya ve bazen de yargılamaya başlıyoruz.. Onunla hiç zaman geçirmeden, bir şey paylaşmadan.. bu şuralıdır.. demek ki bu böyledir diyoruz. Bana göre çok saçma gelse de geçmişten geleceğe kalıtsallaşmış bir düşünce olduğu için değiştirmek çok zor oluyor. Bu da insanlar arasındaki ayrılmaları, ön yargıları doğurmaya başlıyor. İnsanlarla konuşmayı öğrenemediğimiz sürece karşılıklı yanlış anlaşılmalara bu durumda sebepsiz ayrılıklara ve tartışmalara neden olabiliyor. İnsanların yaşamlarında geçirdiği evreler, yaşanmış olan olaylar bazen koca bir toplumu aynı düşünceye mahkum etmeye yetiyor.
Bazen insanların yaşadığı olayları kaldıramadıkları zamanlarda bir uç noktası oluyor. Kişinin karakter yapısında olmasa bile bazen ne umut kalıyor ne de gelecek güzel günler.. kimi içinde bulunduğu buhranla kendini yok etmeye çalışıyor.. kimi her şeyi bırakıp kaçıp gitmeyi.. yeni bir başlangıç ve yeni umutların peşine.. Ama kafanızdaki düşünceleri açıklığa kavuşturamadığınız sürece hiçbir şey değişmiyor. Kafanızdaki soru işaretleri daha siz gitmeden önce gidip oraya yerini alıyor çıkması gerektiği zamanda da ortaya çıkıyor. Sonra bir gün düşüncelerinizden kurtulmak için kaçtığınız şehirlere hiçbir şeyi çözümleyememiş olarak geri dönüyorsunuz. Sorunlarınızı kaçarak, insanlara kötü davranarak, hayata küserek çözümleyemeyeceğinizi öğretiyor hayat size..
Kendinize iyi bakın..
Bağlantı - -
2009-06-03 16:32:48 - Merhaba
Yazan: iyilikmelegi77Övgüleriniz için çok teşekkür ederim. Çok ince bir insansınız. Ama ben öyle gözünüzde büyütülecek gibi bir varlık da olmayabilirim. 2006 yılında yazmış olduğunuz yazınız yine karşı tarafa duyduğunuz hislerle içinizden gelen kelimeler.. Çünkü ancak bir insanı AŞK.. ya şair yazar eder yada Aşk bir insanı vezir de rezil de eder. Siz ilk gruba girenlerden olmuşsunuz. Ne mutlu o bayana..
Aşık olduğunuzda her şey can bulmaya başlar. Ağaçlar daha yeşil, güneş daha bir parlak gönderir ışınlarını.. Düşünüyorum da ne güzel bir duygu aşık olmak ve özlem duymak.. Özlem duyabilecek ve yaşamımıza dahil edebilecek kişiyi bulabilmek.. onu çevremizdeki çoğu insandan farklı kılmak..Bize kattığı anlamlar.. Bazen kızarak, hırçınlaşarak, bazen de ona daha da çok yaklaşmaya çalışarak ne hissettiğimizi anlatmaya çalışırız. Bazen de özlem duyabileceğimiz insanı bulsak da ona olan özlemimizle sadece uzaktan bakabilmekle yetiniriz. Ona ulaşmaya çalışsak da yaşananlar ve geç zamanlar peşimizi bırakmadığı için çok sevsek de yaklaşamayız.
Sizin yazdıklarınızı okuyunca elif şafak’ın aşk adlı kitabı geldi aklıma.. Oradaki anlatılan karakterlerden bir bayanda yazılanların sanki kendi hayatını konu alınarak yazıldığını düşünmeye başlamıştı. Bazen okuduğumuz bir yazıda bazen bir şiirde bazen de bir şarkının sözlerinde buluruz özlediğimiz ve aşık olduğumuz kişiyi. Yaşadığımız anlardaki özlemin aşkın, sitemin iki kişi tarafından ne kadar yakın olmak isteseler de engeller karşısında ki yaşadıkları çaresizlikleri ve sonunda bir şekilde birbirlerine uzak kalmalarını, yaşantımızdaki kesintileri içeriyordur. Ya da ben kitaptan çok etkilendim ondanda böyle düşünüyor olabilirim. Sanırım sevdiğim zaman çok seven bir yapım var. Sevdiklerinden kolay kolay vazgeçemeyen ve hep var eden..
Size bu yarattığım kelimelerle ilgili bir şey anlatayım. Benim bir editör ve bir de yönetmen arkadaşım var. İkisi de beni çok severler ve yazılarımı okumayı da.. Benim bir sürü denemem, şiirlerim var..Bunları okuyup bir arkadaşım tutturdu tanıdığım birisi var ona göstereceğim diye.. onun ısrarlarını kıramayıp yazılarımı ona emanet ederek okuması için bir bilir kişiye gönderdim. Onlar baktılar beğendiler. Daha sonra onlarda başka bir kişilere göstermek istediler. Onlarda baktılar. Birkaç yeri gezdi dolaştı. Bu kadar dolaştıktan sonra basılmasını düşünenler oldu. Eylül dönemi basılması için de karar verildi. Sonra çok tatlı editör bir beyefendi, yazı yazabildiğimi kelimeleri gerçekten güzel yan yana getirebildiğimi ama sadece bunun yeterli olmadığını daha yolun çok fazla başında olduğumu ve bu konuyla ilgili biraz daha uğraşmam ve çabalamam gerektiğini beni kırmadan anlatmaya çalıştı. Sizin dediğiniz gibi.. ben ne yazarım ne şairim. Aslında yeryüzündeki küçücük bir noktayım.. Bildiklerim bilmediklerimin yanın da minicik bir kum tanesi gibi.. Yolun başında bir öğrenci.. Rumi’nin heybeti bile Şemsle tanışana kadar sürmüş.. Eşsiz Rumi Şemsin talebesi olmuş..Bildiklerinin hepsini bir kenara atıp her şeyi sil baştan tekrar öğrenmeye başlamış.. Kitap okumayı ve karşımdaki insanlarla düşüncelerimi paylaşabilmeyi seviyorum. Yazmak da konuşmanın farklı bir dili değil mi? Yazdığım yazıları okuyan insanların beğenmeleri beni sevindiriyor. Diyorum ki tamam kendimi anlatabilmeyi başarmaya başlıyorum. Yürüdüğüm yolda adım atmaya başlıyorum. Ama daha çok yolum var.
İnsanoğlunun başına gelebilecek bütün felaketler sadece benim değil.. hepimizden uzak dursun. Hazımsızlıklar, tatminkarsızlıklar, çekememeler, değil mi ki bu kadar savaşları çıkaran insanları birbirine kırdıran, yok ettiren.. Ben kim olursa olsun şövenistlik yapmadan insanı insan olduğu için dünyanın neresinde olduğu önemli değil.. bütün insanlar için üzülüp bütün insanlar içinde seviniyorum.
Kendinize iyi bakın.
Bağlantı - -
2009-06-03 09:50:29 - Kader..
Yazan: iyilikmelegi77Günaydın İsmet bey
Umarım bu sabah daha da iyisinizdir ve bundan sonraki zamanlarda hayatınızı simgeleyen renklerin sizin içinde umuda dair olmasını diliyorum. Hayatımızdaki gri renkte adlandırdığımız boşluğun bile sizin için artık mavili yeşilli zamanlara dönmesi ve hayatınızın neşelenmesi temennisiyle..Yazınızı okuduğum zaman kendi yaşadıklarımı onun yaşadıklarını, kendi davranışlarımı ve onun davranışlarını.. ne olduğunu nasıl olduğunu bilemesem de sizin yaşamış olabileceklerinizi de düşündüm bir süre.. Arkadaşınızın söyledikleri sizi tanıdığı zamanlarda sizin için hissettikleridir. Kısacık birliktelikler bile bir ayna olup sizi ayan beyan gösterebilir. İç sesimiz çoğu zaman bize karşımızdaki insanlar için yalan söylemez. Sevgiyi hepimiz farklı farklı yaşarız, bazen birlikte bazen de yalnız.. Ama hep içimizdedir. Bazen karşımızdaki insanı çok sevsek bile aramızdaki engeller birleşmemizi uygun görmez. Bazen kader der geçeriz.. bazen de niye böyle diye isyan ederiz. Ama geri dönüşümü yoktur.
Şimdi söyleyeceklerim gerçekten içimden gelerek, numara yapmadan, polyanacılık oynamadan aklımdaki düşüncelerim. Kendimi kandırma şeklim değil.. size sadece şahit olduklarıma dair düşündüklerimi yazacağım.
Bu durumu ancak ben kendimle birlikte oldukça kendimce düşündükçe çözüme kavuşturabilirim. İçimi de huzura erdirebilirim. iki tarafta birbirini çok seviyor olsa da bazen sevgiler imkansızdır. İmkansız derken.. bazen kaderin oynadığı oyunlarda olabilir bu dediğim. Hani belki de alınyazısı.. Sevdiğiniz kişinin dünya üzerindeki görüntüsü yanınızda değildir. Ama siz düşüncesel olarak ve kalbinizdeki varlığıyla hayatınızda ki hükmünü sürdürmesine izin verirsiniz. Belki bazı zamanlar ona duyduğunuz özlemle zor zamanlarda yaşama ihtimaliniz var ama bazı zamanlarda varlığı olmasa bile sadece onun için hissettiklerinizin verdiği mutluluk bile sizi hayata bağlamaya yeter.. Ondan ayrı ama onun içinde bulunmak zorunda kaldığı şartları kabul ederek yolunuzu yürümeye devam eder gidersiniz. Bedenen ayrı dünyaların insanları olup başka hayatlarda onsuz ama onunla bir hayatı yaşamak zorunda kalırsınız.
Belki de bu kadar açık ve net yazıyor oluşum burada belki sizin beni ve onu tanımıyor oluşunuz belki benim de sizi ve yaşadığınız ilişkileri bilmiyor oluşumdan da bu kadar rahat anlatılabiliyor oluşumdur. Kim olursa olsun düşüncelerimi hiç saklayan bir insan olmadım. Eğer insan bir aynaysa her yöne kendini aynı yansıtabilmelidir.
Çocuksunuzdur ve yeni yeni ergenlik çağlarına girmeye başlamışsınızdır. 17-18 de bir delikanlı hayatın o dönemlerinde hayat göze nasıl gözükür bilirsiniz. (Ben bile hatırlıyorum da kızdığım zamanlarda bi 18 me gireyim de şunu yapacağım şöyle yapacağım zamanlarını yaşamıştım.) )) Bazı şeylerin yeni yeni farkında ve merakındasınızdır. Sizin için o kadar cazip gelir ki.. Hani gözünüzde her şey korkusuzdur. Ne olacak canım dediğiniz zamanlardır. Size göre o kadar basit ve sonuçlarına kolayca katlanabileceğinizi düşündüğünüz zamanlar.. Size göre günahsız işlediğiniz küçücük de olsa hatalar zaman ve yaşınız ilerledikçe siz hayatı artık başka yüzleriyle tanımaya başladığınızda bile ensenize yapışan bir kara leke gibidir. Eninde sonunda o deli dolu çağlarınızdaki işlediğiniz küçücük bir hatanın cezasını hayatınızla ödersiniz. Yaşarsınız nefes alıp verir ama kendinizi artık bir ruhani ölüm sessizliğine bırakarak. (Aynı arkadaşımın söylediği bir hayat felsefesi gibi..) Yaşıyorum işte yaşamam gerektiği için der o anki olması gereken şartları kabullenmek zorunda bırakılırsınız.
Anlatmak istediğim.. Benim hayatımdaki insanda böyle bir şeyin bedelini kendini ruhen öldürerek ama hayatını da sadece bir görüntü olarak yaşamayı kabul etmek zorunda bırakılan bir insan durumunda.. Eskiden işlediği ona göre günahsız bir suçun bedelini yaşı ilerledikçe hayatın bir sürü güzelliklerini tatmaya başlasa da artık o eski deli dolu hayata toy bakan çocuk yerini artık olgun bir adama bıraksa da geçmişten geleceğe doğru hep yakasında duran kara lekenin cezasını direnme gücü kalmayıp ne olursa olsun bitsin diyerek kabullenmeye çalışan bir insan.. yaşananları şimdi düşünüyorum da.. ben beni sevmedi diyemem.. Beni çok sevdiğini hatta beni sevdiği ve benim zarar görmemi istemediği içinde bana bu yaşadıklarını ve başına gelecekleri bildiği için uyarmaya çalışan bir insan ben buna rağmen ona ne kadar yaklaşmak istediysem de bunun imkansızlığının farkında olup hep bir şekilde beni kendinden uzaklaştırmaya çalışan bir insan.. İşlediği bir suçun cezasını kendi çekmek zorunda kalacakken beni de yanında sürüklemek istemeyen bir insan..Bu tür tavırlar davranışlar ne kadar onu üzse de.. belki canını çok acıtsa da bu şekilde davranmak zorundaydı. Onu dün yanında ki bayanla gördüğümde aralarındaki uçurumları kendi gözlerimle gördüm.Bu durumdan dolayı o kadar rahatsızlık duyan ve mutsuz olan bir insan.. Ama siz hayatında olmadığınız zaman karşınızdaki kişinin hayatı da tehlikedeyse ve bazı yapılması gereken mecburiyetler varsa.. Kapanmayan uçurumları bile kabullenmek zorunda kalırsınız. Bu kendinizi hiç çıkamayacağınızı bilseniz de gözü kapalı bir hücreye sokmak gibi bir şey.. Bazı zamanlar tamamen hayata boş verip artık yeter dayanamıyorum ne olacaksa olsun tükendim artık bittim dediğiniz şeyler vardır. Onun ağırlığını taşıyamaz ve artık altında ezilmeye başlarsınız. O ne yaşarsanız yaşayın, nereye kaçarsanız kaçın hep bir yerlerde sizi bulur ve önünüze çıkar kabullenmek zorunda kalırsınız.
Biliyor musunuz o bana bazı zamanlar çok yakınlaşmak istediği zamanlarda bile hep bunu bilerek ne kadar yaklaşmak istesem de kendimi hep çekmek zorunda kalışımdı. Ben de bana bunu anlattığı zamandan sonra bende biliyordum ki eninde sonunda bununla karşılaşmak zorunda kalacaktım. Onu çok sevsem de bende belki bilinçaltımdaki bildiğim bazı şeyler yüzünden hiç seni hayatımda istiyorum diyemedim. Kendime yaklaştırmadıkça o hep başka bayanlarla belki göstermelik belki de onu çeken zamanlar olduğunda bir şeyler yaşadığında ona kızsam da yinede hep ona bunu öne sürdüm. Aslında seni seviyorum dedim ama hep bu nedenler yüzünden de hiç elimi uzatmadım. Oda kapana kısılmış olduğu cendereden biraz olsun nefes alabilmeyi umut ederek hep çırpındı durdu ve sonunda pes etti şuanda da dayanma gücü yok ve her şeyi kabullenmiş durumda..
Bu şuanda ona sevgimi değiştirmiyor sadece.. Onun mutsuzluğunu ve yaşamaya başlayacağı hayatın ona olan yabancılığını görerek beni üzüyor. Bazen ne kadar yardım etmek isteseniz de imkansız şeyler vardır. Bunu hiçbir şey temizleyemez. Onun bu durumdan sağlığına zarar vermeden ya da çevresindeki başka insanlara zarar vermeden atlatabilmesini yada alışabilmesini temenni ederek dua edebilirim. Sanırım artık elimden başka bir şey gelemez. Ona şimdi çok iyi bir arkadaş çok iyi bir dost olabilirim. Eskisi gibi düşüncelerini paylaşmayı ve bu durumundan dolayı yaşamak zorunda kaldığı travmalar da onu dinleyen bir omuz olabilirim. Bu durum ona olan sevgimi azaltmaz. Sanırım ona daha da çok yaklaştırıyor.
Kendinize iyi bakın.
Bağlantı - -
2009-06-01 10:44:14 - sevmek de görmek ve bakmak arasındaki farklar gibi bir şeymiş
Yazan: iyilikmelegi77Merhaba,
Aslında sevgi yoksunu değilim. Beş sevgi dili diye bir kitap okumuştum. O kitapta karşımızdaki insanların sevgi dillerinin farklılığından bahsediyordu. Benim karşımdaki insanında zor zamanlar yaşadığını biliyorum. O bilmese de onun hakkında çok şey biliyorum. Yaşadığı sıkıntılarını, yapmak istediklerini, yapamadıklarını.. İnsanların bazı zamanlar yaşadığı zorluklar, açmazları ve çıkmazları olur. Bunu zaman içinde halletmeye çalışırlarken çevrelerindeki çok sevdiği ve onları seven insanları yanlarında istemezler. Bu bir koruma içgüdüsüdür. Kendileri bunca şeyle uğraşırken onların zarar görmesini engelleme gibi.. Tanık olduklarım, düşündüklerim, gördüklerim beni onun açısından hep bu noktaya getiriyor. Madalyonun iki yüzü vardır her zaman.. Bir yüzü oysa bir yüzü benim.. Asla tek taraflı olarak onu suçlayamam. Bu ona gerçekten haksızlık olur. Ben de emin olun ak kaşık değilim. Sadece onun bana anlatmak istediklerini kendi dilimle anlamaya çalışıp farklı değerlendiren ve farklı davranışlar sergileyen biri.. Bazı zamanlar çoğu şeye kızsam da kendimce sitemler etsem de ben onun varlığını ve sevgisini hep yanımda hissettim. Ama buna karşılık verebildim mi orası muamma.. O bay ben bayan olarak ikimizde farklı yaradılışta insanlarız.. Anlatmak istediklerimiz ve anlatılanlardan anlamak istediklerimizin arasındaki farklar gibi.. Görmek ve bakmak arasındaki fark gibi bir şey.. sevgime karşılık verilip bana eller uzatıldığı zamanlarda da benim onu tanıyarak değil de onu tanıyan insanlara göre onu değerlendirmeye çalışarak onun uzattığı ellerini itelemem gibi bir şey.. Dedim ya hiçbir şey tek taraflı değildir. Ben ona hep seni seviyorum dedim. Ama ona hiç seni yanımda ve hayatımda istiyorum diyemedim. Hep bir şeylerden korktum. Bana zarar vermeyeceğini adım gibi bildiğim halde..tedirginliğimi üstümden atamadım. Bunu da ona hep hissettirdim. Oda bunları hissettiği için çok sevse de benim ona yaklaşmamı istemedi. Kimi zaman olmadığı halde beni gördüğü zaman farklı maskeler altında farklı kişiliklere büründü bana inat ve bana duyduğu kızgınlıkla kendince oyunlar oynadı. Ama bunlar onu bazı zamanlar eğlendirse de ona acılar da verdi. Benim ona yaptıklarımı ben onun yerinde olsaydım kaldıramazdım. Vicdan azabı çekip suçluluk duygusuna kapılıyorum bazı zamanlar.. Yaşadıklarının ve mutsuzluğunun sebebi gerçekten ben miyim diye düşünüyorum.
Sen benim çok iyi arkadaşımsın dedim ona ama diğer taraftan onun hakkında konuşan birçok insanın anlattıklarına göre onun yapıp yapmadığını düşünmeden onu suçladım ve yargıladım. Kızdım sitemler ettim. Ona gidip sorduğum zamanlarda ilk başta duyduğunda sinirlense de nedense sonradan sanki yapmış gibi sesini çıkarmamaya susmaya başladı. Ben ona sorarken bana bakarkenki gözlerinin ifadesi de değişti. Günden güne benden uzaklaşmaya ve susmaya başladı. O sustukça ben daha da çok kızdım. Sonra diğerlerine inanmak istemesem de inanıyormuş gibi davrandım ondan uzak durmaya başladım.
Çok garip bir şekilde sanki bana bir ayna tutulmuş ben aynadan kendimi de onu da seyrediyormuş gibiyim.
Ona karşı herhangi bir kinim ya da nefretim yok. O yine benim her zaman çok iyi bir arkadaşım olarak kalacak.. Yine eskisi gibi gelip bana sıkıntılarını, sorunlarını anlatabileceği bir arkadaşı olarak kalacağım. Onu dinlerken elimden ona yardımcı olabilmek için bir şey gelebilecekse tabi ki yaparım. Biz birbirini seven ama dediğim gibi anlatmak istediklerini birbirine anlatamayan iki insandık.. Onu sevmek bana acı vermiyor. Ve onu sevmekten vazgeçmiyorum. Sadece onun dünya üzerindeki görüntüsünden beni gördüğü zaman rahatsız olmaması için uzak durmaya çalışıyorum.
Siz de kendinize iyi bakın.
Bağlantı - -
2009-05-31 12:39:51 - Güzel bir pazar günü..
Yazan: İyilikmelegi77Bugün balkonumdan dışarıya baktığımda öyle gün bir gün vardı ki karşımda.. İçime çektim havayı doya doya.. Bahar ve yaz benim mevsimim. Bu güzelliklerden sonra bloğuma bakıyım bi ne var ne yok dedim. Sizin o güzel yorumunuzla karşılaştım. Ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bloğumu okuduğunuzu ve beni anladığınızı yazmışsınız.. İşte okuduğunuz gibi.. benden sanırım yaşca büyük ve hayat tecrübesi daha çok olan bir insansınız. Okuduklarınıza dayanarak düşüncelerinizi benimle paylaşmak isterseniz sizi memnuniyetle dinleyebilirim. Bazen benim göremediklerimi bir başka daha net görebilip ve bana yol gösterebiliyor. Kendinize iyi bakın.
Bağlantı - -
2009-05-30 10:03:14 - Günaydın Hayırlı Günler Kardeşim
Yazan: sukruyilmazGünaydın Hayirli Gunler, Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte,Güzel Bir Hafta Sonu Tatili Geçirmeniz Dileğiyle, Sevgiyle Saygiyla Sağlikla Kalin ALLAH'a Emanet Olun.
http://sukruyilmaz.net/img/gunaydin.png
Şiir: http://www.tomsuk.name.tr/ruzgar.htm
Kimsesiz zamanların yalnızlığında,aydınlık diyarların masalsı görüntülerinde,küçük bir çocuk yüreğinin annesine olan sevgisi değerinde bir merhaba dostum nasılsın.
NOT: Bir haftadır HATAY Antakya'da TIP TARİHi Konferansında bulunan İstanbul ve ABD den Gelen Arkadaşlarımla kendi aracımla Yarın Sabahtan itibaren ,G.Antep,Urfa,Mardin ve Midyat'a Tarihi Öeren Yerleri Ve GAP Ziyaretine Turistik Tur'a çıkıyorum bu nedenle bir hafta yokum
Sukru Yilmaz
Antakya-HATAY
Http://sukruyilmaz.net
Bağlantı - -
2009-05-30 08:45:11 - Merhaba
Yazan: semaÖyle güzel,öyle duygulu bir yazıki,okurken bile yürek sızlatıyor.....Ellerin dert görmesin,yüreğine sağlık...
Bağlantı - -
2009-05-29 13:01:06 - Hayırlı Günler Cumanız Mübarek Olsun Kardeşim
Yazan: sukruyilmazHayirli Gunler Cumaniz Mubarek Olsun.Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte, Sevgiyle Saygiyla ve Sağlikla Kalin ALLAH'a Emanet Olun. http://sukruyilmaz.net/img/hayirlicuma.gif
http://sukruyilmaz.net/img/Arada_Kalanlar.pps
Gulerken herkes eslik eder, ya aglarken. Basarilara herkes ortak olur, ya yenilgilere. oyle bir dost edin ki; kotu gun kapini calinca kapiya seninle beraber baksin.
Sukru Yilmaz
Antakya-HATAY
Http://sukruyilmaz.net
SON
Ertelediğim kucak dolusu zamanla geldim gözlerine,
Eteğimde zil çalan ayrılıklarla,
Dudağımda çalakalem cümlelerle geldim,
Ordaydım..
Bildiğim tüm gidiş yolları kapalıydı..
Baktım yüzüne,
yeşile geçmedi gözünün kırmızısı.
Dur dedi zaman..
Durdum...
Unutmuşum oysa;
Sevmenin kuralıymış.
Acıların yürek yolundaki geçiş önceliği..
Öğrenemedim;
Hangi ilkyardım kitabında yazıyordu kim bilir..
Yüreğin nefesi kesildiğinde,
Gözlerinin yaptığı suni tenefüs nöbetleri..?
Hala tekdüze sınavlarda ikmale kalıyor söylediklerim..
İstersen sen bunu hiç okuma..
veya
Git en iyisi...
Alıntı:Özge Öznur Erbaş
http://www.siirkolik.com/siirler/55738-son.asp
Bağlantı - -
2009-05-27 09:21:10 - Günaydın Hayırlı Günler Kardeşim
Yazan: sukruyilmazGunaydin Gunleriniz Hayirli Olsun.Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte, Sevgiyle Saygiyla ve Sağlikla Kalin ALLAH'a Emanet Olun. http://sukruyilmaz.net/img/gunaydin.jpg
Dost bazen minik bir kus bazen var olmayan sevgil, kimi zaman saksida bir cicektir, ama asil dost seni senden cok sevendir
Sukru Yilmaz
Antakya-HATAY
Http://sukruyilmaz.net
Goz Yasinin Anlami
Gozyasi bir rahmettir
Bir su gibi icten gelir
Damar damar zahmettir
Ince ince gozden gelir
Gozyasi kurtaricidir
Her derdin ilacidir
Yalnizlarin dert ortagidir
Yanar yanar közden gelir
Gozyasi ruhu arindirir
Bircok gizemi barindirir
Rahmet pinaridir
Carpar carpar kalpten gelir.
Alinti:Gokce Demir
http://www.siirkolik.com/siirler/25531-gozyasinin-anlami.asp
Bağlantı - -
2009-05-26 22:40:03 - merhaba
Yazan: iyilikmelegi77Güzel yazılar yazıyoruz. Okumak daha da güzel.. Umarım yazı yazmayı bırakmazsınız..
Bağlantı - -



